Make your own free website on Tripod.com
  

   

  

Merhaba...Uzun Bir Aradan Sonra Yine Birlikteyiz...

 

...Şu an site kurulum aşamasındadır...

 

 

MENÜ

Muallimler Yeni Nesil Sizlerin Eseri Olacaktır !  Mustafa Kemal ATATÜRK

                     
Atatürk

SALKIMSÖĞÜT

 Akıyordu su

 gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.

 Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını !

 Yanan yalın kılıçları çarparak söğütler

 koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere !

 Birden

 bir kuş gibi

             vurulmuş gibi

                           kanadından

 yaralı bir atlı yuvarlandı atından !

 Bağırmadı,

 gidenleri geri çağırmadı,

 baktı yalnız dolu gözlerle

             uzaklaşan atlıların parıldayan  

 nallarına !

 

 Ah ne yazık!

     Ne yazık ki ona

 dört nal giden atların köpüklü boynuna bir  

 daha yatmayacak,

 beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!

 

 Nal sesleri sönüyor perde perde,

 atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde !

 

 Atlılar atlılar kızıl atlılar,

 atları rüzgâr kanatlılar!

 Atları rüzgâr kanat...

 Atları rüzgâr...

 Atları...

 At...

 

 Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat !

 

 Akarsuyun sesi dindi.

 Gölgeler gölgelendi

              renkler silindi.

 Siyah örtüler indi

              mavi gözlerine,

 sarktı salkımsöğütler

              sarı saçlarının üzerine !

 

 Ağlama salkım söğüt

                       ağlama,

Kara suyun aynasında el bağlama !

                                      el bağlama !

                                                ağlama !

                                      Nazım Hikmet RAN

 

EĞİTİM ÇOCUĞU SEVMEKLE BAŞLAR !

 
Eğitim    

   
Fizikçiler        
Linkler        
           
                 
      Öğretmenlik...            
   

   İnsanoğlunun varolduğu tarihten bu yana değişim ve gelişim süreci    yaşanmaktadır. Yaşadığımız çağ da büyük bir hızla değişim ve gelişim gösterirken, yaşamın tüm alanları değişim ve gelişim sürecinden etkilenmektedir. Bu süreç toplumların yaşam stilinden, düşünce yapısına; ahlaki değerlerinden eğitim sistemlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede etkinliğini hissettirmektedir.

   İnsan yaşamının en önemli alanlarından biri olan eğitim de farklılaşan çağa ayak uydurulma çabası içerisinde gelişim ve değişiklikler göstermektedir. Eğitim bir ülkenin geleceği açısından çok büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü bir toplumda o toplumun bireyleri eğitim sayesinde topluma faydalı hale gelmektedir. Bir ülkenin kalkınabilmesi, diğer ülkeler arasında varlığını sürdürebilmesi yeterli ve gerekli eğitimin sağlanması ile olacaktır. Eğitimde en önemli unsurlardan biri olan öğretmen, eğitimin niteliğini etkileyecek güce sahip özellikler taşımaktadır. Bu yüzdendir ki, öğretmen bir ülkenin kalkınmasında ve yarının hazırlanmasında en önemli ödevi üzerine alan kişidir.

   Öğretmenlik bıkmadan, usanmadan büyük bir özveri içerisinde sabırla yapılması gereken bir meslektir. '' Ektiğini en geç biçen çiftçi öğretmendir'' sözü bu ifadeyi kanıtlamak için yeterlidir. Doktor hastasını iyi olup olmadığını görür. Kumandan ya zafer ya da yenilişle sonuca ulaşır. Yanız ki öğretmendir ki,zaferini görmek için birkaç nesil beklemek zorundadır. Öğretmenlik geçmişten günümüze kadar süre gelen bir meslektir. İnsanoğlunu varolduğu tarihten günümüze kadar geçen süre içerisinde her toplumda önem temsil eden öğretmenlik bu önemini hala korumaktadır. Bizim toplumumuzda da bilen ve bildiğini başkasına öğreten kişi her zaman değerli sayılmıştır. İslamiyet'in benimsenmesi ile,bu özellik daha da önem kazanmıştır. Bilgili kişiler ve bildiğini bir başkasına öğretenler adeta kutsanmıştır.

 

 
   
   
     
     
     
     
     
HER    
GÜN    
MUTLAKA    
EN AZ    
BİR    
GAZETE    
OKUYUN !    
                 

 

  

 

 

 

   FİZİK HAYATIN TA KENDİSİ

  

 

   FİZİKTE BAŞARILI OLMAK İSTİYORSANIZ BU BİLİM DALINA SEVGİYLE BAŞLAYIN İŞTE O ZAMAN BAŞARILI OLURSUNUZ ÇÜNKÜ FİZİK GERÇEKTE SİZSİNİZ.

 

 
   
   
     
     
     
     
     
 
 
     
     
     
     Dinazorlar...  
 

 

Bilim adamları, dinazorların, dünyaya göktaşının çarpmasından önce yok olmak üzere olduğunu bildirdi. Yeni Zelanda'nın Massey Üniversitesi'nden Profesör David Penny ile Oxford Üniversitesi'nden evrim uzmanı Dr. Matt Phillips, ''Trends in Ecology and Evolution'' adlı Yeni Zelanda dergisindeki makalelerinde, dinozorların neslinin tükenmesine yol açan göktaşı teorisinin yeniden gözden geçirilmesi yönünde görüş bildirdi.Yeni Zelanda'nın Massey Üniversitesi'nden Profesör David Penny ile Oxford Üniversitesi'nden evrim uzmanı Dr. Matt Phillips, ''Trends in Ecology and Evolution'' adlı Yeni Zelanda dergisindeki makalelerinde, dinozorların neslinin tükenmesine yol açan göktaşı teorisinin yeniden gözden geçirilmesi yönünde görüş bildirdi.

Bilim adamları, ''Jeofizikçiler 25 yılda, dinozorlar ile pterozorların neslinin tükenmesinin başlıca nedeninin dünyaya göktaşı çarpması olduğu konusunda en ufak bir kanıt ileri sürmedi'' dedi.

Dinozorların neslinin dünyaya göktaşının çarpması yüzünden tükendiğini ifade eden teoride, ''kuşlar ve memelilerin, 65 milyon yıl önce 'Kretase' (Tebeşir Dönemi: 136-65 milyon yıl önce) sonunda göktaşının dünyaya çarpmasından sonra yeryüzünde gelişmeye başladığı'' ifade ediliyor.

Bilim adamları, 80-90 milyon yıl önce çeşitlenmeye başlayan kuşlar ile memelilerin, 20-30 milyon yıl önce sayıca dinozorların önüne geçmeye başladığını belirtti.

David Penny, ''dinozorların neslinin tükendiği dönem ve kuşlar ile memelilerin çoğaldığı dönemin belirlenmesi amacıyla, fosillerin incelenmesi yoluyla, farklı türdeki dinozorların, kuşların ve memelilerin yeryüzünde yaşadığı dönemin öğrenilebileceğini'' kaydetti.

 
     
     
     
     
     
     
     
             
             
             
             
             
             
             
             
             
         
             
             
             
     İzafiyet Teorisi Üzerine...                
 

  İzafiyet teorisinin doğruluğunu sınamak isteyen bilim adamları, Dünya'nın kendi ekseninde dönerken çevresindeki zaman ve uzayı büktüğünü doğruladı. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) yetkilisi Erricos Pavlis, Albert Einstein'ın 1918 yılında öne sürdüğü izafiyet teorisinde, Dünya gibi büyük cisimlerin kendi eksenleri etrafında dönerken zaman ve uzayı büktüklerini söylediğini hatırlattı ve bunun doğru olup olmadığını anlamak için ölçümler yaptıklarını açıkladı.

Pavlis, ''Şayet Dünya etrafındaki uzay-zamanı eğiyorsa, yakınlardaki uyduların yörüngesi değişmeliydi'' dedi ve bu düşünceden hareketle LAGEOS1 ve LAGEOS2 adlı uyduların yörüngelerindeki sapmayı lazer ışını kullanarak ölçmeyi başardıklarını anlattı.

Pavlis, ''Her iki uydunun yörüngesinde de Dünya'nın dönüş yönünde yılda iki metrelik sapma belirledik. Ölçümlerimiz, genel izafiyet teorisinden hareketle daha önce yapılan hesaplara yüzde 99 uydu'' dedi.
 
     
     
     
     
     
     
     
     
     
             
             
             
 

 
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
Şimdiye Kadar  

ALBERT EİNSTEİN'IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜNÜN 50. YILI OLMASI SEBEBİYLE BİLİMİNSANLARI BU SENENİN(2005) FİZİK YILI OLDUĞUNU İLAN ETMİŞLERDİR..

   
Siteyi      
     
Kişi Ziyaret      
Etmiştir.      
       
                     
 

e_mail: sayilel@hotmail.com

 
 

BU siteyi Internet Explorer 5.0 ve üstü bir tarayıcı ile 1024*768 çözünürlükte gezinmeniz tavsiye edilir...  Güncelleme Tarihi: 17.06.2005

 
 

Bu web sitesinin tüm yasal hakları Fizikçi Rasim SAYILEL'e aittir. © 2005